T.C.
ADALET BAKANLIĞI
Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü
Sayı : B.03.0.AİG.0.00.00.03/10
29/12/2006
Konu : “Ceza Vermekten Vazgeçilmesine”
İlişkin Kararlara Ait Bildirme Fişleri
GENELGE
No :
5237
sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer yasa maddeleri uyarınca, derdest veya daha
önce verilerek kesinleşmiş ceza mahkumiyetlerine ilişkin dosyalarda yeniden
yapılan değerlendirme sonucu “ceza vermekten vazgeçilmesine” ilişkin verilen
kararlara ait bildirme fişlerinin düzenlenmesi konusunda farklı ve yanlış
uygulamalara sebebiyet verildiği müşahede edilmiştir.
5271
Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223 üncü maddesinin 1 inci bendi;
“(1)
Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza
verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın
reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.”
Anılan
maddenin 3 üncü bendi;
“(3) Sanık hakkında;
a)Yüklenen suçla
bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya
da geçici nedenlerin bulunması,
b)Yüklenen suçun hukuka
aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali
ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
c) Meşru savunmada sınırın heyecan,
korku ve telaş nedeniyle aşılması,
d) Kusurluluğu ortadan kaldıran
hataya düşülmesi,
Hallerinde, kusurunun bulunmaması
dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.”
Aynı
maddenin 4 üncü bendi;
“(4)
İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;
a) Etkin pişmanlık,
b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
c) Karşılıklı hakaret,
d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin
azlığı,
Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi
hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.”
5352
Sayılı Adli Sicil Kanununun 1 inci maddesi;
“(1)
Bu Kanun, kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine mahkûmiyete ilişkin
bilgilerin otomatik işleme tâbi bir sistem kullanılarak toplanmasına,
sınıflandırılmasına, değerlendirilmesine, muhafaza edilmesine ve gerektiğinde
en seri ve sağlıklı biçimde ilgililere bildirilmesine dair usul ve esasları
belirler.”
Hükümlerini
havidir.
Sayı : B.03.0.AİG.0.00.00.03/10
Ayrıca;
5352 sayılı Adli Sicil Kanununun ; “Adli Sicil Kayıtlarının Tutulması” başlıklı
2 nci maddesi, mahkemeler tarafından verilmiş kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının
merkezi adli sicilde tutulacağını, aynı Yasanın “Adli Sicile Kaydedilecek
Bilgiler” başlıklı 4 üncü maddesi, Türk Mahkemeleri tarafından vatandaş veya
yabancı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin adli sicile
kaydedileceğini belirtmiş, bu bağlamda adli sicile ne tür kararların
kaydedileceğini birer birer saymış, Adli Sicil Yönetmeliğinin 6 ncı maddesi de hizmetin
yürütülmesinde izlenecek yöntemi belirlemiştir.
Yukarıda
zikredilen Yasa ve Yönetmelik hükümleri, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun
tamamı nazara alınarak birlikte yapılan değerlendirmede;
Bir
hükmün adli sicile kaydedilebilmesi için mahkemeler tarafından verilmiş kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü olması ve Adli Sicil Kanununda belirtilen adli sicile
kaydedilecek
Bu
itibarla;
1)
Halen devam eden yargılamalara ilişkin olarak, gerek 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu ve gerekse diğer yasa maddeleri uyarınca verilecek “ceza vermekten
vazgeçilmesine” dair kararlara istinaden ceza bildirme fişi düzenlenmemesi, bu
bağlamda yanlış yorum sonucu düzenlenerek, veri girişi yapılmak üzere ağır ceza
2)
765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine ve diğer yasalara göre daha önce
verilip kesinleşen ceza mahkûmiyetlerine ilişkin olarak, verilecek yeniden
değerlendirme kararlarında düzenlenecek tali karar fişlerinin işlem yapılmak
üzere doğrudan Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne intikal ettirilmesi,
3)
Yeniden değerlendirme kapsamında oluşturulan kararlarda, daha önce verilip
kesinleşen mahkûmiyete istinaden veri tabanında mevcut adli sicil kaydının
silinmesine karar verilmesi halinde bu kararın kesinleşmiş bir örneğinin Adli
Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,
Konularında
gereken dikkat ve özenin gösterilmesini rica ederim.
Cemil ÇİÇEK
Bakan